Vesveseden Kurtulma Yolları

VESVESEDEN KURTULMA YOLLARI

Vesvesenin en güzel ilacı ilim, zikir ve Allahu Teala'ya sığınmaktır. Çünkü Allahu Teala, muttaki kullarının, tefekkür ve zikir ile şeytanın hilelerini nasıl fark ettiklerini şöyle haber vermiştir:


"Şüphesiz, muttaki olanlara, şeytandan bir vesvese geldiğinde, (Allah'ı hatırlayıp, geleni) iyice düşünürler ve onun (rahmani mi şeytani mi olduğunu) hemen anlayıverirler."

Vesvese, boş bir sözdür. Mümin her duyduğu ve her aklına gelen ile amel edemez. Onların doğruluğunu ilim ve insafla ölçer; değerlendirir. Sonuçta dinin usul ve edeplerine uymuyorsa kaldırır atar.

Kalbe gelen düşünceler, dinin helal ve haramını bildiren hükümler ile değerlendirilir; onlar helal ise haktandır, alınır. Haram ise, şeytandandır, kaçılır. Şu halde, insan ve cin şeytanlardan gelen fısıltı, fikir ve davetleri tanımak için herkese farz olan temel ilimleri bilmek gerekir. Cahil insan, şeytanın maskarası olur. Helali haramı birbirine karıştırır; hurafeye din diye sarılır. Her türlü cereyana kapılır; şeytanlar da onu istediği gibi kullanır. Bu, halden Allahu Teala'ya sığınırız.

Şeytandan gelen vesveselere karşı nasıl davranacağımızı Resulullah (s.a.v) Efendimiz şöyle öğretmiştir:

"Şeytan sizden birisine gelir ve:

"Yeri kim yarattı, göğü kim yarattı, şunu kim yarattı, bunu kim yarattı?" diye sorar. Kul da hepsine: "Allah yarattı"diye cevao verir. Sonunda:

"Peki, Allah'ı kim yarattı?" diye kalbe bir soru atar. İçinde böyle bir soru bulan kimse, onun şeytandan olduğunu bilsin, hemen soruya son versin, Euzu besmele çekip Allah'a sığınsın ve: Ben Allah'a ve O'nun peygamberlerine iman ettim desin."

Eğer benzeri soruları insan şeytanları sorarsa yine aynı şekilde davranmalı ve onlara karşı:"Allah birdir, hiç kimseye muhtaç değildir, doğurmamış/kimseyi evlat edinmemiştir, doğrulmamıştır/sonradan olmuş değildir, hiçbir şey O'na denk değildir."manasındaki "ihlas" suresini okumalıdır.

Şeytanın vesvese yolu ve şekli çoktur. Kendisi mümin kalbini çelemez ise, insanlar içinden seçtiği şeytan tipliler bunu başarmak ve kalbi karıştırmak ister. Bunun için yemin etmiştir ve bunu gerçekleştirmek için Allah'tan mühlet almıştır.

Şeytan müminlerin azılı düşmanlarıdır. O bize saldırdıkça biz de Yüce Rabbimize kaçmalı, zikredip O'na yalvarmalıyız. "Felak" ve "Nas" sureleri bize bunu öğretiyor. Allahu Teala, "Nas" suresinde şeytanı "hannas" olarak tanıtmıştır.

Hannas, kalbi boş bulunca ona saldıran, kalb zikre geçince de hemen sinip kaçan demektir. Hz. Rasulullah (s.a.v) Efendimiz, şeytanın bu halini şöyle anlatmıştır:

"Şeytan, vesvese vermek için insanın kalbine hortumu uzatır; eğer o Allah'ı zikrederse hemen sinip kaçar. Allah'ı zikretmeyi unutursa kalbi iyice sarıp bir lokma gibi yutar. İşte bundan sonra vesvese vermeye başlar."

Ölene kadar yakamızı bırakmayacak bu sinsi düşmandan korunmak için devamlı Yüce Mevla'nın yardımını istemeliyiz.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !